Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/13257 E. 2011/18986 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13257
KARAR NO : 2011/18986
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava Dilekçesinde 5.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı aleyhine İzmir 10.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, müvekkillerinin avukatı olan davalının ilama bağlanmış alacağı tahsil etmesine rağmen bir ödemede bulunmadığını, aynı nedenle müvekkillerinin babası tarafından davalı aleyhine İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açıldığını ileri sürerek; 5.000 TL alacağın ihtar tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ise davaların birleştirilmesini istemiştir.
Davalı vekili, icra kanalı ile tahsil edilen alacağın kısmen davacılara ödendiğini savunmuş, birleştirme talebine ise muvafakat etmediklerini bildirmiştir.
Mahkemece; davalı aleyhine açılan davaların tarafları ve konularının aynı olması nedeniyle bağlantılı olduğu, ayrıca ayrı dava açmaları için davacılara önce açılan davada süre verildiği gerekçesiyle davanın, İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/112 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 45/1 maddesi uyarınca; aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir.
Aynı kanunun 45/2. maddesine göre de; Davalar ayrı mahkemelerde açılmış ise, bağlantı nedeni ile birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz (md.187/5) olarak ileri sürülebilir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 14.02.1992 tarih ve 1991/3 Esas, 1992/2 Karar sayılı kararında; “Bir yargı çevresi içinde kurulmuş bulunan aynı düzeyde birden fazla mahkeme, davaların birleştirilmesi açısından aynı mahkeme sayılır.” denilmektedir.
Yukarıda açıklanan içtihadı birleştirme kararı gereğince, aynı yargı çevresinde aynı sıfat ve görevle kurulan mahkemeler, aynı düzeyde mahkemelerdir. Somut olaya bakıldığında; temyize konu edilen dava, yetkili ve görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesinde, birleştirme kararı verilen dava ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, sulh ve asliye mahkemeleri aynı düzeyde mahkemeler değildir.
Diğer taraftan, davalı tarafça davaların birleştirilmesine muvafakat edilmediği bildirilmiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece işin esasına girilip ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçe ile davanın birleştirilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.