Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/13321 E. 2011/16779 K. 31.10.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 14:06
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13321
KARAR NO : 2011/16779
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i ile suyun sicile tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili; müvekkillerinin taşınmazlarından çıkan kaynağı sulama amaçlı olarak kullandıklarını, ancak davalıların bu kaynağa müdahale ederek kendi taşınmazlarına taşıdıklarını ileri sürerek; kaynağa vaki müdahalenin meni ile kaynağın tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davalara ait taşınmazda su kaynağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna göre; davacıların kendilerine ait olduklarını iddia ettikleri su kaynağının, tapulu taşınmaz içerisinde kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ile mahkemece yapılan araştırma ve aldırılan diğer bilirkişi raporları hüküm vermeye yeterli değildir. Zira keşifte davacı ... tarafından yörede bulunan 4 ayrı su kaynağı mahkeme heyeti ve bilirkişilere gösterilmiş ise de, raporlarda kaynakların sayısı ve nitelikleri bilirkişilerce (kendi raporları arasında da çelişki oluşturacak şekilde) farklı belirtilmiş, bulundukları yerler ise keşif krokisinde uygun biçimde gösterilmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak; uyuşmazlığa konu olan su kaynakları ile yöredeki diğer su kaynaklarının nitelikleri ve oluşan kullanım şekli belirlenmeli, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye imkân verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli (birlikte) rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.