YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13542
KARAR NO : 2011/18660
KARAR TARİHİ : 23.11.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.922,50-TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkiline ait 287 parsel sayılı taşınmaza komşu, davalı …’nin maliki, diğer davalı …’in zilyedi olduğu 286 parselin sulanmasında kullanılan suyun taşması sonucunda müvekkilinin taşınmazında ekili patatesin zarar gördüğünü, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/420 D.İş sayılı dosyası ile meydana gelen zararın 3.540,00-TL olarak tespit edildiğini belirterek, bu zarar ile 382,50-TL tespit gideri olmak üzere toplam 3.922,50-TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, diğer davalı Huriyeye ait olup kiraladığı taşınmazı, kontrollü olarak suladığını, iddiaların doğru olmadığını ifade ederek davanın reddini savunmuş, diğer davalı tarla maliki ise yargılamaya katılmamıştır.
Mahkeme, davalı …’nin salt taşınmaz maliki olmasının tek başına sorumluluğunun kabulüne yeterli olmadığı, davalı … ile arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı, dava dilekçesinde dahili davalı olarak gösterilmesinin hakkında hüküm kurulmasını gerektirmediği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar vermiş ancak hüküm kısmında; davanın kabulü ile 3.540,00-TL tutarındaki tazminat ile taleple bağlı kalınarak 382,50-TL tespit dosyasındaki gider olmak üzere toplam 3.922,50-TL’nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine hükmetmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan bu tür davalarda, gerçek zarar miktarını tayin ve tespitle mahkemeler kendiliğinden ödevli bulunmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü öncelikle, mahallinde yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporuna bağlıdır. Bilirkişi raporu hazırlanırken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenler bilimsel verilere uygun olarak gösterilmek zorundadır. Ayrıca bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde detaylı bilgi ve belgeye dayanan gerekçeleri ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Somut olayda, mahkeme keşif yapmamış, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesis etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece dekara ne kadar maliyet bulunduğu, ortalama ürün geliri ve rayiç satış fiyatı gibi sonuç zarara etkili kalemler resmi birimlerden sorulup temin edilerek raporun bu verilerle uyumlu olup olmadığı denetlenmemiş, soyut ve bilimsel verileri içermeyen bilirkişi raporu doğrultusunda yüksek rakam üzerinden hüküm kurulmuştur. Ayrıca bilirkişi raporunda patates zararı 2.655,00-TL ve masraf 885,00-TL olarak belirtilmiş; davacı vekili bu iki rakamın toplamını içerir tazminat miktarını talep etmiş, mahkemede bu toplam üzerinden davayı kabul etmiştir. Oysa, haksız fiil hiç olmamış kabul edilecek olsa, davacının net geliri, zaten mahsülden elde edeceği satış gelirinden, yaptığı tüm masrafların düşülmesinden başkası olmayacaktır. Ayrıca, masraf kaleminde ürünün hasat edilmesi ve sonrasındaki tüm muhtemel gider kalemleri yer almaktadır. Davacı bu kalemler için herhangi bir harcama yapmadığına göre bu bedelin satış gelirinden düşülmesi gerekir. Eksik incelemeye ve yanlış hesaplamaya dayalı karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, mahal Tarım Müdürlüğü, varsa ilgili birlik ve meslek kuruluşlarından yukarıda açıklanan hususları içerir resmi ve bilimsel veriler alınıp keşif yapmak; taşınmazları ve sulama kanallarını fotoğraflandırmak, verilere uygun bilirkişi raporu temin edilerek sonucuna göre hüküm kurmaktır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.