YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13649
KARAR NO : 2011/18800
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacı tarafından, her ne kadar gerek 15.07.2008 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünde gerekse duruşmalarda davalı taraftan herhangi bir nafaka talebinde bulunulmamış ise de boşanmadan sonra yoksulluğa düştüğü ileri sürülerek yoksulluk nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece, tarafların birbirinden nafaka ve tazminat taleplerinin olmadığına dair protokolün boşanma davasında onaylanmasına karar verildiği, boşanma kararının 15.09.2008 tarihinde kesinleştiği, taraflarca düzenlenen ve boşanma davasına bakan mahkemece onaylanan protokol içeriği nazara alınarak yoksulluk nafakası hükmedilmesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
TMK.nun 175.maddesinde; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla diğer taraftan nafaka isteyebileceği düzenlenmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddelerine göre de; feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu vazgeçme beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Duruşmada sözlü olarak ifade edilen feragat, tarafların huzurunda okunup imzalatılır (HUMK.mad.151/son).
Somut olayda; tarafların boşanmasına ilişkin Ankara 7. Aile Mahkemesinin 2008/837 E. 2008/906 K. Sayılı dava dosyasında yoksulluk nafakası isteminden açıkça vazgeçildiği yönünde bir dilekçe veya tutanağa aktarılmış usulüne uygun feragat bulunmamaktadır. Ayrıca boşanma hükmüne esas alınan protokolün 5. maddesinde “..taraflar birbirlerinden herhangi bir nafaka ve tazminat talepleri bulunmamaktadır.”yönünde düzenleme yapıldığı ancak yoksulluk nafakası isteminden vazgeçildiği yönünde bir açıklık bulunmamaktadır.
Buna göre deliller toplanıp yoksulluk nafakası miktarı belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.