Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/13806 E. 2011/18806 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13806
KARAR NO : 2011/18806
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde;davalılar tarafından noterden verilen muvafakatname ile müvekkili ile davalılar arasında 5 yıllık alt kira sözleşmesi yapıldığını, kira ilişkisi devam ettiği halde davalıların verdikleri muvafakatnameden tek taraflı olarak vazgeçtiklerini ve kiralanan yerden fiilen yararlanmasına engel olduklarını belirterek, davalıların haksız müdahalelerinin menini talep etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesine konu yer “sürücü pisti” olarak belirtilmiş olup, bu durumda kiralananın niteliğinin gayrimusakkaf olarak kabulü gerekmektedir.
HUMK’nın 1711 sayılı Kanun’la değiştirilen 8/II-1.maddesi “kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davalarına, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davalarına ve bunlara karşılık olarak açılan davalara” bakmaya Sulh Mahkemelerini görevli kılarken, 6570sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un uygulama alanı içinde kalan kiralananları amaçladığında kuşku bulunmamaktadır. Gerçekten de,6570 sayılı Yasa’nın 1.maddesinde bu Kanunun uygulanması için kiralanan yerin musakkaf (çatılı) bir taşınmaz olması gerekmektedir. Gayrimusakkaf taşınmaz mallar ise, Borçlar Kanunu’nun hükümlerine tabidir. Açıklanan niteliği ve dayanağı itibariyle bu dava ve talep HUMK’nın 8/2 maddesi kapsamına girmemektedir. Dava değeri gözetilerek görevin belirlenmesi kaçınılmazdır.
Somut olayda, davalıların verdikleri muvafakatnamede 500 TL karşılığında davacının sürücü pistini kullanmasına izin verildiği belirtilmiş ise de,bu bedelin aylık ya da yıllık kira bedeli olduğu muvafakatname içeriğinden anlaşılamamaktadır, 500TL kira bedelinin aylık ya da yıllık kira bedeli olduğu hususu araştırılmak suretiyle dava değerinin tespit edilmesi gerekirken, davanın değeri araştırılmadan görev yönü incelenmeden davanın esası ile ilgili hüküm tesisi doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.