Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14222 E. 2011/18149 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14222
KARAR NO : 2011/18149
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde çocuk parkına kurulan trafonun kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın görev nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; Belediye çocuk parkına elektrik trafosu kurulmak üzere işlemlere başlandığı, çocukların ve çevre sakinlerinin … güvenliğini tehlikeye sokacak trafonun çocuk parkına kurulmasının yasal olmadığı gibi insan sağlığını da olumsuz yönde etkileyeceği ileri sürülerek müdahalenin men’ine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çocuk oyun parkına kurulan elektrik trafosunun zararlandırıcırıcı etkisi nedeniyle kaldırılması istemine ilişkindir. Davanın açıklanan bu niteliği uyarınca haksız fiilden kaynaklandığı ve buna göre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır. Bu nedenle davanın idari yargı yerinde görüleceğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, bu tür bir davanın mamelek hukukundan … dava olduğu da söylenemez. Mamelek hukukundan … davalar dışındaki davalarda ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi istisna niteliğindedir. Özel bir kanun hükmü ile açıkça Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği düzenlenmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bütün dava ve işler Asliye Hukuk Mahkemesinde görülürler.
O halde, Mahkemece davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
Öte yandan; İYUK’nun 3 ve devamı maddelerinde idari davaların nasıl açılacağı düzenlenmiş olup, adli yargıda açılan bir davanın idari nitelikte olduğunun anlaşılması üzerine dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmekle başlangıçta adli yargı yerinde açılan dava idari yargı yerinde açılmış olmaz HUMK’nun 27.maddesi hükmü adli yargı yerleri arasındaki görev konusunda uygulama alanı bulur. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin gönderme kararı verilmiş olması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.