Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14336 E. 2011/21200 K. 21.12.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 13:57
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14336
KARAR NO : 2011/21200
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, eser sözleşmesine dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ...'nin hasarlı aracını tamir ettirdiğini, ... bedelini ödememesi nedeniyle düzenlenen 4 adet faturaya dayalı başlatılan takibe davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.
Davalı ... ise aracın kasko sigortalı olması nedeniyle zararın sigorta tarafından karşılanması gerektiğini iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ ise eksper incelemesinde araçtaki hasarın kaza ile uyumlu olmadığının belirlendiğini, hasarın şaibeli olması nedeniyle ödenmediğini belirtmiştir.
Mahkemece, hasarın kaza ile uyumlu olduğu belirlenmiş ancak sigorta ile davacı arasında sözleşme bulunmadığından davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden 9.900,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ... sahibi diğer davalı kasko sigortasındaki mevcut hak ve alacağını BK'nun 162.maddesi uyarınca 30.01.2009 tarihli temlikname ile davacıya temlik ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacının, dava hakkının, alacağın temliki hükümlerine göre var olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece, davacının tazminat isteme ... bulunduğu kabul edilerek, iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken davacı ile davalı şirket arasında sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.