YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14800
KARAR NO : 2011/19459
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı boşandığı davalı eşinin ödemekte olduğu yoksulluk ve iştirak nafakasının yetersiz olduğunu ileri sürerek, kendisi ve müşterek çocuk için ödenmekte olan nafakanın 700 TL’ye artırılmasını talep etmiştir.Mahkemece, takdir olunan önceki nafaka miktarları şimdilik uygun olup nafakaların artırılmasını gerektirir olağanüstü değişiklikler olmadığı, kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.TMK 182/2 maddesine göre, boşanma veya ayrılık vukuunda “velayet kendisine verilmeyen eş, küçük çocuğun bakım ve eğitim giderlerine” gücü oranında katılmak zorundadır.Yine aynı yasanın 330.maddesi uyarınca da; nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. TMK’nun 174. ve 175.maddelerinde yer alan düzenlemeye göre ise iradın artırılması ve azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 1 yıla yakın süre geçmiştir. Bu süre içinde davacıların ihtiyaçlarının arttığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır.
O halde mahkemece küçük için takdir edilen önceki iştirak nafakasının küçüğün yaşı, eğitim düzeyi ve ihtiyaçları ile davalının mali gücü doğrultusunda hakkaniyete uygun bir miktarda; yoksulluk nafakasının ise TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında arttırılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.Mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.