YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14995
KARAR NO : 2011/20209
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davalılar vekili dilekçesinde; 6.750 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davalının temyiz talebi mahkemece temyiz süresinde yapılmadığı gerekçesiyle rededilmiştir.hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davalı temyiz dilekçesinde; eşi vefat ettikten sonra yerleşim yeri adresini Nüfus Müdürlüğüne bildirmesine rağmen, mahkemece duruşma günü,dava dilekçesi ve gerekçeli kararın tarafına usulüne uygun tebliğ edilmeyerek yokluğunda yargılama yapıldığından bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir. Dosyada davalı …’e duruşma günü,dava dilekçesi ve gerekçeli karar ilanen tebliğ edilmiş ise de;davalı yerleşim yeri adresini Nüfus Müdürlüğüne “… Mahallesi … caddesi … …/… olarak bildirmiştir. Sözkonusu adreste davalıya tebligat yapılamayınca mahkemece zabıta araştırılması yaptırılmış, zabıta tarafından tespit edilen adrese yapılan tebligatta bila tebliğ iade edilince mahkemece ilanen tebligat yoluna gidilmiştir. Oysa resmi merciler önünde adres bildirmiş olan davalıya 35.maddeye göre tebligat yapılmasının düşünülmemesi doğru değildir.Bu nedenle mahkeme kararı davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğinden davalının temyiz istemi süresindedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemenin temyiz dilekçesinin reddi kararı usul ve yasaya uygun olmayıp, davalının kararı süresinde temyiz ettiği kabul edilerek, mahkemenin 20.05.2011 tarihli 2008/331esas,2009/508 karar sayılı temyiz dilekçesinin reddi kararı kaldırılmakla, temyiz dilekçesinin esastan incelenmelidir.Yukarıda açıklandığı üzere dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya usulüne uygun tebliğ edilmemiş ve taraf teşkili sağlanmamıştır. Mahkemece ,davalının davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması,bundan sonra işin esasına girilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Usulen taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabülü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.