Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/15246 E. 2011/20941 K. 19.12.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 15:21
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15246
KARAR NO : 2011/20941
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.147 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 2.633.84 TL'lik kısmının kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında imzalanmış bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, buna rağmen davalının 15.03.2001 tarihli ücret sözleşmesine dayanarak başlattığı takip nedeniyle müvekkiline ... 2. Satış Memurluğunca ödenilecek olan 4.147 TL nin haczedildiğini ... sürerek; haksız olarak haczedilen 4.147 TL nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; 12.04.2010 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı ile davalı ... arasında aslı dosyaya sunulan 15.03.2001 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin yapıldığı, davalının davacı tarafından verilen 24.1.2001 tarihli vekâletname ile mirasbırakan ...’a ait taşınmazlar ile ilgili olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası ile ... ve ... 2. Sulh Hukuk Mahkemelerinde ortaklığın giderilmesi davalarını açtığı tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Davalı, yaptığı hizmet nedeniyle avukatlık ücret sözleşmesine dayanarak sözleşmede kararlaştırılan ücret alacağının tahsili talebiyle davaya konu icra takibini yapmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen ücret sözleşmesinde, tescil ve taksim davalarında taşınmazların değerinin % 10'u oranında ücret ödenmesi kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında yapılan bu ücret sözleşmesinin geçerliliğinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre incelenip belirlenmesi gerekir. Söz konusu ücret sözleşmesinde, kararlaştırılan ücret başarıya göre değişme koşulunu içermediği gibi, dava edilecek taşınmazların değerinin % 10'u olarak ücret ödenmesi, hasılı davaya iştirak niteliğindedir. Bu nedenle sözleşme, imzalandığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanununun 163. ve 164. maddeleri gereği geçersizdir.
Şu durumda; davalı, davacının vekili olarak açmış olduğu üç ayrı davayı takip ederek sonuçlandırmış olduğundan, bu davaların karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden belirlenecek olan vekâlet ücretlerini talep edebilecektir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; davalı avukatın sadece ... 2. Sulh Hukuk mahkemesinde açtığı dava nedeniyle vekâlet ücreti talep edebileceği bildirilmiştir
Hal böyle olunca; mahkemece, davalının toplam ücret alacağı uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenip hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile hazırlanmış olan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.