YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15250
KARAR NO : 2011/20429
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 14.400.27 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkilinin anne ve babası ile birlikte yaşadığı konutta bir takım imalatlar yaptırdığını, yine ev eşyalarının müvekkili tarafından satın alındığını, ancak anne ve babasının vefat etmesinden sonra kardeşi olar davalı …’in konut ile ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davasını açtığını ileri sürerek; müvekkilinin, yaptırdığı imalatların karşılığı olan 14.400,27 TL nin terekenin oluştuğu 15.07.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davalı … vekili, davanın reddini dilemiştir.Davalı …, davaya cevap vermemiş, davalı … ’e ise tebligat yapılamamıştır.Mahkemece; davalı …’e yurtdışı tebligatın yapılması için verilen kesin sürede davacı tarafça gerekli işlemlerin yapılmadığı, buna bağlı olarak taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.HUMK. nun 163. maddesinde; “Kanunun tayin ettiği müddetler katidir. Bu müddetlerde yapılması lazım olan muamele yapılmazsa o hak sakıt olur. Hâkim tayin ettiği müddetin kati olduğuna da karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemede güdülen asıl amaç, davaların uzun süre elde kalmasını önlemek ve muhakeme aşamasında verilen ara kararlarının ciddiyet ve özenle yerine getirilmesini sağlamaktır.Somut olayda; 29.11.2007 tarihli celsede davalı …’e yapılacak yurtdışı tebligata ilişkin giderlerin yatırılması için davacıya kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının hatırlatıldığı yazılı ise de, kesin süreye uyulmamasının yaptırımının ne olacağı duruşma tutanağında yazılmadığı gibi davacı tarafından yapılması gereken işlerin neler olduğu da açıklanmamıştır.Nitekim, davacı verilen kesin süre içerisinde gerekli tebligat giderini yatırmış ise de; bu durumu belgeleyen makbuzu aynı sürede dava dosyasına sunmamıştır.Şu durumda, davayı uzatmak gibi bir amacının olmadığı anlaşılan davacıya verilen kesin süre; usul ve yasaya uygun olmadığından, davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.