Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/15258 E. 2011/20431 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15258
KARAR NO : 2011/20431
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde davalı tarafça 2.652.41 TL ecrimisilin tahsili için başlatılan takip nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan takibe konu borcun sebebinin ne olduğunun bilinmediğini, herhangi bir borcu bulunmayan müvekkilinin kayyımca takibe konu edilen taşınmazda paydaş olup olmadığının bildirilmediği gibi bugüne kadar herhangi bir tebligat da yapılmadığını ileri sürerek; müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile dava nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.02.2009 gün ve 2008/1895 E. 2009/165 K. sayılı ilamıyla 425 parsel sayılı taşınmazın gaip olan paydaşlarının hak ve menfaatlerinin korunması için … Defterdarının kayyım olarak atandığını, bu nedenle taşınmazı kullanmakta olan davacıya tahakkuk ettirilen tazminat bedelinin; önce ihbarnameyle, sonra ödeme mektubu ile tebliğ edildiğini, davacının bu belgelere itirazda bulunmamasına rağmen ödeme yapmaması nedeniyle icra takibine başlanıldığını savunarak; davanın reddi ile dava nedeniyle uğranılan zararın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; takip alacaklısı olarak, kayyım atanan kimseler yerine taşınmazda paydaş olmayan Maliye Bakanlığının gösterildiği, bu durumda alacaklının belirtilen takipte aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, ayrıca davacının borcunun bulunmadığı hususunun davalının da kabulünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı, icra takip talebi ve buna dayalı ödeme emrinde; borcun sebebini, Antalya Defterdarlığı Kayyım Büro Başkanlığının 1600 sayılı yazısı ve ihtarnamesi(tazminat bedeli) olarak belirtmek suretiyle takibin sebebini hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklamıştır. Takip talebinde, alacaklı olarak kayyım tayin edilen kişiler yerine, Maliye Bakanlığının yazılmış bulunması maddi hataya dayalıdır.Öte yandan, takip talebinde alacaklının kimliğinin yanlış gösterilmiş olması, borçlunun çıkarlarına zarar vermedikçe takibin hükümsüzlüğünü gerektirmez. Bu halde sadece yapılan yanlışlığın düzeltilmesiyle yetinilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku Ders Kitabı sf 107) Şu durumda, dava dilekçesi içerik ve niteliğinde bulunan icra takip talebinde de, HUMK. nun 80. maddesine göre, iki tarafın zahir ve açık olan yazı hataları her zaman düzeltilebilecektir. (HGK. 10.06.2009 gün ve 2009/11–207 E, 2009/251 K.)Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Buna göre mahkemece yapılacak iş; tarafların delilleri usulünce toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.