Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/1526 E. 2011/3194 K. 03.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1526
KARAR NO : 2011/3194
KARAR TARİHİ : 03.03.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 8.509,00 liralık takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesi ile; 15.10.2002 tarihli, 6.500,00 TL bedelli senet ile davalıya (canlı hayvan alımı) borçlandığını, 3.000,00 TL’yi davalının imzasını taşıyan belge karşılığı ödediğini, kalan borçtan 2.000,00 TL’yi dava dışı Turgay…e, 1.000,00 TL’yi de dava dışı Abdullah …ş’a davalının talimatı ile ödediğini, 200,00 TL’yi de elden davalıya vermek suretiyle bakiye 300,00 TL borçlu kaldığı halde, senede dayanarak aleyhine 3.500,00 TL’si asıl alacak olmak üzere toplam 8.509,00 TL’lik (4.958,00 TL’si işlemiş faiz) takip yapıldığını beyanla sözkonusu takip nedeniyle 300,00 TL dışında borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının ödeme iddiasını kabul etmediğini, ödeme konusunda talimat ve bilgisinin bulunmadığını, senede atıf yapılan bir ödemede bulunulmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dışı Turgay ve Abdullah’a yapılan ödemenin dava konusu bonoya dayandığını davacının ispat edemediğinden sözedilerek davanın reddine dair verilen karar, davacı temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 389.maddesi gereğince; mahkemece verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüde mucip olmayacak surette gayet sarih yazılmalıdır.
Bu maddeye göre, hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen hak ve vazifeleri tek tek belirtmesi gerekir. Aksi halde, hükmün icrası sırasında şüphelerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davacı tarafça yapılan 3.000,00 liralık ödemenin takibe konu senede ilişkin olduğunun, dolayısıyla davacının bu miktar borçlu bulunmadığının anlaşıldığından gerekçede sözedilmesine karşın, hüküm fıkrasında, “davacının davalıya … İcra Müdürlüğünün 2005/4346 E sayılı takip dosyasında 3.000,00 TL kadar borçlu bulunmadığının tesbitine” karar verilmekle yetinilmiştir. Davacı tarafından, davalı aleyhine yapılan icra takibinin 3.500,00 TL asıl+4.958,00 TL faiz+5100 TL harç olmak üzere toplam 8509,00 TL üzerinden yapıldığı nazara alındığında bu miktarın 3.000,00 TL dışındaki kısmından (faizinden) dolayı davacı borçlu imiş gibi bir sonuç çıkar ki, bu durum sonuca etkili olup usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, mahkemece gerekçe ile hükmün birbirine uyumlu olduğu yeterli, açık ve denetlenebilir bir karar verilerek kabul edilen ve reddedilen kısımlar (asıl alacak ve faiz yönünden) infazda tereddüt yaratmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi … görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.