YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15499
KARAR NO : 2012/5185
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 145.730,98 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davalı … yönünden davanın reddi, diğer davalılar yönünden davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalılardan M.Ali Can tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, … köyü 116 ada 184 parseli davalı …’ın babası …’tan 06.06.1985 tarihli köy senedi ile satın aldığını, taşınmazın üzerine 3000 kök bağ diktiğini ve yaşlarının 20-30 arasında olduğunu, taşınmazın davacıya ait olduğunu bildikleri halde kadastro tespiti sırasında taşınmazın davalılardan … ile … adlarına tescil edildiğini, davalılardan …’ün de 2/5 hissesini davalı …’a sattığını belirterek taşınmazın üzerindeki bağın bedeli olan 8.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.13.09.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi raporu ile belirlenen bağın bedeli 145.730,98 TL nin 2/5 hissesinin davalılardan … ile …’ten 3/5 hissesinin de davalı … mirasçılarından (Yargılama sırasında … 31.08.2008 tarihinde öldü) tahsilini istemiştir.Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı …’ün hissesini dava açılmadan önce davalı …’a sattığı ve muvazaalı satış yapıldığı ispat edilemediğinden davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden 75.302,50 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1) Davalı …’ın temyiz istemine gelince; davalılardan … taşınmazı 08.11.2007 tarihinde satın almıştır. Adı geçen davalı taşınmazı satın aldığında dava henüz açılmamıştır. Davalı … ile … arasında muvazaa olduğu ispat edilemediğine göre davalı … taşınmazı satın alırken üzerindeki bağ ile birlikte devralmıştır. Tapuya güven ilkesi gereğince davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir.
2) Davacının temyizine gelince; kadastro tutanaklarına göre davalılardan … taşınmazın 2/5 oranında hissedarıdır. Taşınmaz üzerindeki bağın davacı tarafından yetiştirildiğini bilmesi hissedar oluşunun doğal bir sonucudur. Taşınmaz üzerindeki bağ nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği açıktır. Hissedarı olduğu taşınmazı dava tarihinden önce davalı …’a üzerindeki bağ ile birlikte satmıştır. Şu durumda adı geçen davalı …’ün sorumlu tutulması gerekirken dava tarihinden önce taşınmazı sattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.