Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/15550 E. 2011/20082 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15550
KARAR NO : 2011/20082
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde nişan hediyelerinin aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin ve 5.000.00 TL maddi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Karşı davada ise; eşyaların bedeli olan 4.750 TL ile 20.000 TL manevi tazminat istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın ve karşılık davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Asıl davada; nişan hediyelerinin aynen geri iadesi, mümkün olmadığı takdirde eşyaların bedeli olan 7.360 TL ile 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalı (karşı davacıdan) tahsili istenilmiştir.Karşı davada; eşyaların bedeli olan 4.750 TL ile 20.000 TL manevi tazminatın davalı (asıl davacıdan) tahsili talep ve dava edilmiştir.Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile eşyaların bedeli olan 7.425 TL nin davalıdan (karşı davacıdan) tahsiline, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine; karşı davanın ise kısmen kabulü ile eşyanın bedeli olan 1.500 TL ile 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan (asıl davacıdan) tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca hem asıl hemde karşı dava yönünden temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,
1- Davalı/ Karşı Davacı …’nın tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı/ Karşı Davalı …’ın asıl davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine,
3-Davacı/ Karşı Davalı …’ın karşı davaya ilişkin temyiz itirazları yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine;Ancak, karşılık davada; davalı-k.davacı tarafından, nişanın davacı-k.davalınınkusuru nedeniyle bozulduğundan ve bu durumun kendisinde manevi zarara yol açtığından bahisle manevi tazminat istenilmiştir.Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olan olayda; taraflar arasında 17.09.2010 tarihinde gerçekleşen nişanlanmanın, nişandan kısa bir süre sonra, davacı-k.davalının kusurlu davranışları nedeniyle davalı-k.davacı tarafından bozulduğu sabittir. Ancak olayın özellikleri, kusur durumu,ekonomik olgular ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan 6.000TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.