YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15625
KARAR NO : 2011/20894
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; tarafların 22.01.1999 tarih 1999/735 E. 1999/921 K. sayılı karar ile anlaşarak boşandıklarını, müşterek çocukları … için aylık 100 Dolar nafakaya karar verildiğini, 2004 yılında artışla 125 Dolar olmuş ise de müşterek kızlarının 16 yaşında olduğunu, davalının yeterince nafaka ödememesi nedeniyle müşterek çocuklarının bazı şeylerden yoksun kaldığını açıklayarak takdir edilen nafakanın aylık 2000,00 TL’ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davalı duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir cevap dilekçesi de ibraz etmemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakası aylık 1500,00 TL’ye çıkarılmış, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada aradan geçen zaman içinde gelişen ve tarafların ekonomik sosyal durumunu değiştiren özel olaylar, nedenler, gelir ve giderlerde olağan dışı artış olduğu iddia ve ispat edilmemiş, paranın değer kaybetmesi, çocuğun büyümesi nedeniyle nafaka artışı istenmiştir.
Somut olayda, davaya konu artırılması istenen nafaka tarafların anlaşmasıyla belirlenmiştir. Davacı ve müşterek çocuk davacının ailesiyle birlikte yaşamaktadır. Müşterek çoçuk 1995 doğumlu olup, Devlet okulunda öğrencidir. Davalı ise, doktor olarak görev yapmakta olup, evli, bakmakla yükümlü olduğu iki çoçuğa daha sahiptir. Maaşından başka geliri tespit edilememiştir.
Gerçekleşen bu sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktar çok fazla olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.