YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15648
KARAR NO : 2011/20880
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.000.00 TL haksız işgal tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; … ilçesi … mevkii 8 parsel sayılı tapuya kayıtlı 14 nolu triplex gayrimenkulü davalının kendi adına usulsüz olarak tescil ettirdiğini, … 2. Asliye hukuk mahkemesinin 2001/29 esas sayılı dosyası ile 05/06/2007 tarihinde 2007/248 karar sayılı ilamı ile 1/2 hissesinin kaydının iptali ile adına tescil olduğunu, davalının bugüne kadar gayrimenkulü tek başına kullandığını, günlük 100 TL den turistlere verdiğini ve gelir sağladığını, bu nedenle tescil kararının kesinleşme tarihi olan 10/01/2009 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için 3.000 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; dava konusu taşınmazın müvekkiller tarafından kullanılmadığını, kiraya verilmediğini, yararlanmak arzusunu hiçbir zaman müvekkiline bildirmediğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını, davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca … 4. Asliye hukuk mahkemesinde davacıya karşı açılan iyileştirme bedeli davası ile bu davanın birleştirilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalı intifadan men edilmediği gibi, bilirkişi raporuna, elektrik ve su tüketim ekstrelerine göre ecrimisil talep edilen dönemde dava konusu taşınmazın kullanılmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Ecrimisile konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın bir takım istisnaları vardır. Örneğin, davacının açtığı izale-i şuyu davasının dava dilekçesinin tebliği, keza icra emrinin tebliği, taraflar arasında sonuçlanmış önceki tarihli el atmanın önlenmesi veya önce açılan ecrimisil davaları ya da mülkiyet iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil davaları intifadan men koşulunun gerçekleştiği anlamına gelir. Bundan ayrı davalının davacının mülkiyet iddiasını kabul etmemesi halinde intifadan men koşulunun aranmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü bu tarihten sonra davalının kullanımının iyiniyete dayalı olduğu iddiası dinlenemez.Somut olayda; davacı tarafından kooperatif hissesinde adi ortaklık nedeniyle davalı aleyhine 12.1.2001 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açılmış olup, davalı davacının mülkiyet iddiasını kabul etmemiş ise de davacı talebi yerinde görülerek davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı da bu davada tescil kararının kesinleşme tarihinden sonrası için ecrimisil istediğine göre, intifadan men şartı gerçekleşmiş sayılır.Ayrıca, bir taşınmaza haksız olarak kötüniyetle , kendi çıkarına zilyet olan kimse, onu hak sahibine geri vermekle yükümlüdür. Geri vermenin kapsamı davacının zararına bağlı olmayıp, davalının kullanma menfaatlerinin ödetilmesi gerekir. Hak sahibinin kullanımını engelleyen kötüniyetli zilyedin hesap vermesi, elde ettiği semereler ile elde etmeyi ihmal ettiği semerelerden de sorumlu olması gerekir. O nedenle davaya konu taşınmazın yeni ve kullanılır durumda davalı tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Fotoğraflarda görüldüğü üzere içinde kullanımı sağlayıcı eşyalar bulunmaktadır. Bu durumda taşınmazın tamamı davalı tasarrufunda olup, ufak tefek onarım ile bakımının yapılmamış olması davalının kusurundan kaynaklanmaktadır. Hayati tehlike arzetmeyen, kullanıma engel teşkil etmeyen bu hasarlar basit tamirat ve tadilatla giderilecek nitelikte olmakla, bakımsızlık nedeniyle ecrimisil talebinin reddi yerinde görülmemiştir.O halde mahkemece, intifadan men tarihinin gerçekleştiği kabul edilerek, bilirkişi tarafından saptanacak ecrimisile hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.