Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/1595 E. 2011/6363 K. 14.04.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 13:14
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1595
KARAR NO : 2011/6363
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7100,00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili küçük...'ın (velayeten annesi ...) davalıların baba bir, anne ayrı kardeşleri olduğunu, ortak muris olan babaları ...'ın ölümünden sonra taşınmazları davalıların kullandığını, 09.01.2008 tarihinde tüm mirasçılar bir araya gelerek imzaladıkları rızai taksim sözleşmesi sonucu ... Köyü 405 ve 652 nolu parsellerin 99/100 payının müvekkili ...'a, 1/100 payının davalılardan ...'a bırakıldığını, bu doğrultuda tapuda tescil işleminin yaptırıldığını, ancak davalıların 2008 Temmuz ayında, bu taşınmazlar üzerindeki buğday mahsulünü müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında toplayıp müvekkilinin payının da verilmediğini beyanla, şimdilik 7100.00 lira mahsül bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile olan davalıların ilişkisi nedeniyle müvekkillerinin belgesiz olarak davacıya peyder pey ödemeler yaptıklarını, toplam 12.450.00 TL ödemenin tanıklar vasıtasıyla kanıtlanacağını beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bir kısım ödemelerle ilgili tanık dinlenmiş ise de, dava konusu miktarın tanık ile ispatının mümkün olmaması ve bu konuda yazılı belge ibraz edilmemesi ile tanık beyanlarının net olmaması gerekçe gösterilerek davanın talep gibi kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 293/1 md. gereğince, usul ve füru, birader ve hemşire veya karı-koca, kayınpeder ve valide ile damat ve gelin arasındaki muamelelerde tanık dinlenebilir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının (küçük ...), davalıların (baba bir, anne ayrı) kardeşi olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemenin, dinlenen tanıkların beyanlarına, dava konusu miktarı gerekçe gösterilerek itibar etmemesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece; özellikle davacı tanıklarından ... ve davalı tanıklarından ...'nin beyanları nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, karar başlığındaki davacı kısmında (küçük ......'a velayeten ifadesinin) eksik yazılması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.