YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/165
KARAR NO : 2011/3281
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.908.08 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan rücuan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, davalı yanın haksız eylemi sonucu kamu görevlisinin zarar görmesi nedeniyle davacı tarafından 2330 sayılı yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın rücuen ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yargıtay HGK’nun 23.2.2000 gün ve 2000/4-103 Esas ve 124 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere davacı idarenin yaptığı ödeme nedeniyle zarar verene kusuru oranında rücu hakkı bulunmaktadır. Kamu görevlisinin zararı, haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiş olup, davalının sorumluluğu da aynı tarihte başlayacağından tazminatın haksız eylem tarihindeki koşullar itibariyle belirlenmesi gerekir.
Somut olayda haksız eylemin 21.03.2003 tarihinde meydana geldiği, Nakdi Tazminat Komisyonu kararının ise 28.07.2006 tarihinde alındığı, bu kararın içeriğinden komisyon kararı tarihindeki en yüksek … memuru aylığı gözetilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Haksız eylem tarihindeki en yüksek … memuru aylığı esas alınarak tazminatın belirlenmesi gerekirken, mahkemece olay tarihinden sonra alınan komisyon kararı tarihindeki ölçütlere göre belirlenen tazminatın rücuen ödettirilmesine karar verilmesi bozma nedenidir.
Kabule göre de; dava dilekçesinin davalıya Tebligat Kanununun 21.maddesi gereğince tebliğ edildiği ve yargılamanın davalının yokluğunda yapılıp sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanununun 21.maddesine göre; kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiç biri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut “zabıta amir veya memuruna” imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Tebligat Tüzüğünün 28. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca da; muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Davalıya dava dilekçesinin tebliği için çıkartılan davetiye parçasında; muhatabın, tevziat saatlerinde bulunmama sebebi yazılmamıştır.
Tebligat Kanununun 21. ve Tüzüğün 28.maddesinde öngörülen şartlar yerine getirlmedikçe bu madde uyarınca yapılan tebligat geçerli sayılamaz.
O halde, davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması … görülmemiş,
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.