YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16838
KARAR NO : 2011/14466
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve ıslah dilekçesinde toplam 10.128,60 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; davacıların sahibi olduğu arsa üzerine davalı şirket tarafından baz istasyonu kurularak haksız şekilde işgalde bulunulduğu ileri sürülerek 03.06.2004 ile dava tarihi olan 23.12.2008 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 6700 TL; ıslah dilekçesiyle de toplam 10.128 TL haksız işgal tazminatının davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; davacının 09.04.2010 tarihinde verdiği ıslah dilekçezsiyle 6700 TL nin 10.128 TL’ye yükseltilmek istendiğini, davalının ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısımın 5 yıllık zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle ıslah edilen miktar nazara alınmamak suretiyle davanın talep edilen 6700 TL üzerinden kabulü ile 6700 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine,
Davacı tarafın temyiz itirazlarına gelince ise; yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre kısmi davada; dava edilen kısım için zamanaşımı kesilir. saklı tutulan kısım için ise zamanaşımı kesilmez, işlemeye devam eder. Zamanaşımı itirazı def’i olup esasa cevap süresi olan 10 gün içerisinde ileri sürülür. Şayet 10 günden sonra bu def’i ileri sürülmüş ise, karşı taraf savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşı koyabilir. Bu durumda zamanaşımı def’i nazara alınmaz.
Somut olayda; ıslah dilekçesi davalı tarafa 14.04.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı taraf 10 gün geçtikten sonra 27.05.2010 havale tarihli dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Davacı tarafta bu dilekçeyi 27.05.2010 tarihli duruşmada tebliğ almış, 04.06.2010 havale tarihli dilekçesiyle de zamanaşımı def’inin süresi içerisinde yapılmadığı yönünde itirazda bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın süresi içerisinde yapılmayan (davacı tarafından da karşı konan) zamanaşımı def’i nazara alınarak yazılı şekilde ıslah edilen kısmın reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…