Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/17681 E. 2012/749 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17681
KARAR NO : 2012/749
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 15.02.2011 gününden başlayarak aylık 5.000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü (aylık 2.500 TL) cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; 15.02.2011 tarihinde başlayan dönemin aylık kira parasının 5.000 TL olarak tespitine karar verilmesi istenilmiş, mahkemece hak ve nesafet uygulamasına göre yeni dönem aylık kira bedelinin 2.500 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekillerince temyiz edilmiştir.Yanlar arasındaki kira sözleşmesi 15.02.2006 başlanğıç tarihli olup, 10 yıl sürelidir. Sözleşmenin özel 6.maddesinde kira artış oranının her yıl enflasyon oranına göre tespit edileceği kararlaştırılmıştır. Davada ise henüz 10 yıllık kira süresi sona ermeden 15.02.2011 tarihinde başlayan dönemin kira parasının sözleşmede belirlenen orandan daha fazla bir artışla tespiti istenilmektedir.
Uzun süreli kira sözleşmelerinde; sözleşmede kararlaştırılan artış şartına uygun olarak kira parasının tespitinin istenilmesi halinde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Artış şartından daha fazla bir artışın istenmesi halinde ise; davacı talebi HUMK.nun 8.maddesinde bahsi geçen “kira bedelinin tespiti!” talebi olmayıp, kira parasının artışına ilişkin sözleşme hükmünün değiştirilmesi niteliğindeki bir taleptir. Yani, kira parası ile ilgili şartın günün değişen koşullarına uyarlanması istemidir. Bu halde ise görevli mahkeme talep edilen yıllık miktar itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesidir.Bu durumda; davacı taraftan sözleşmedeki artış şartına uygun bir artış isteyip istemediği sorulmak suretiyle yukarıda açıklanan hususlar da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.