Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/1769 E. 2011/5900 K. 11.04.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 14:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1769
KARAR NO : 2011/5900
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.716,44 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.716,44 TL borçlu olmadığının tespitine, 19.30 TL borçlu olduğunun tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir


Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı hakkında kaçak su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen 2.716,44 TL kaçak su cezası bulunmadığının tesbiti istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmektedir.
Dava konusu taşınmaz mesken olup davacı ile davalı arasında su kullanımına ilişkin mesken abone sözleşmesi vardır.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Öyle ise mahkemece, davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın esası hakkında bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.