YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17880
KARAR NO : 2012/2196
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava ecrimisil istemine ilişkindir. Davacı, tarafların boşandığını ve 04.10.2010 tarihli protokole göre 146 ada 1 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün ½ hissesini davalının davacıya bedelsiz olarak devir etmesi gerekirken 10.08.2006 tarihinde bedeli karşılığında devir ettiğini ve taşınmazın ½ hisse oranında taraflar adına tescil edildiğini, davalının intifa hakkının tapuya tescili için açtığı davanın reddedilerek Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğini, bu karar ile davalının iyi niyet kurallarını ihlal ettiğinin belirlendiğini, davalının 04.10.2004 tarihinden bu yana evde oturduğunu belirterek 8.000,00 TL ecrimisil bedeli isteminde bulunmuştur.Davalı ise yapılan protokole göre davacının kira ve ecrimisil isteminde bulunamayacağını belirterek reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın ½ hissesinin davalıya ait olması nedeniyle haklı sebebe dayalı olarak ikamet ettiği, davacı tarafından davalının intifadan men edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır.Paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.Ancak, bu kuralın birtakım istisnaları vardır ki bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın fındıklık, çayır gibi (kendiliğinden) doğal ürün veren ya da hukuksal semere getiren işletme, fabrika gibi yerler ile elde edilen kira gelirinin talep edilmesi paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılmış bulunması halleridir.
Bu ayrık durumlarda intifadan men koşulu aranmaz. Sözü edilen davaların açılmış olması durumunda ise, o dava dilekçesinin davalı paydaşlara tebliğ edildiği tarihten sonrası için intifadan men koşulu gerçekleşmiş sayılır.Somut olayda da, davacı tarafından davalı aleyhine 01.01.2007 tarihinde ortaklığın giderilmesi istemiyle dava açılmış ve mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Böylece intifadan men olgusunun gerçekleştiği anlaşılmaktadır.Mahkemece 10.08.2006 tarihi itibariyle oluşan tapu kaydına göre ve açılan ortaklığın giderilmesi davası ile de davalının intifadan men koşulu oluştuğu gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucunda karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.