YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1817
KARAR NO : 2011/6506
KARAR TARİHİ : 18.04.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacının davalıya icra kefili olması nedeniyle maaşından 1.600 TL kesinti yapıldığı, davalının ise borcunu ödemediği, yapılan takibe de haksız olarak itiraz ettiği ileri sürülerek, takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; davada Edirne 1.İcra Müdürlüğünün 2001/3524 ve 2001/3529 Esas sayılı takip dosyaları için itirazın iptali istenildiği, oysa ki bu dosyaların taraflarla bir ilgisinin olmadığı, bu durumun maddi hata olarak da kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut Edirne 1.İcra Müdürlüğü’nün 2009/9671 Esas sayılı takip dosyasında davacının 1.600 TL alacak için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının da 30.10.2009 tarihli dilekçeyle takibe itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı taraf itirazın iptalini istediği dosya numarasını yanlış bildirmiş ise de; davaya konu icra dosyasının yukarıda numarası belirtilen ve mahkemece dosya arasına celbedilen takip dosyası olduğu açıktır. İcra dosyası numarasının yanlış bildirilmesi düzeltilmesi imkansız bir durum değildir. Bu husus iddianın değiştirilmesi olarak nitelendirilemez.
Kaldı ki icra dosyasında da alacağın sebebi kefil olarak maaştan yapılan kesinti olarak açıklanmıştır.
O halde, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanıp, sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.