YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18354
KARAR NO : 2011/16898
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı kadın yararına tedbir nafakasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, nafaka davasının açılmasından sonra 28.9.2009 tarihinde tarafların anlaşmalı boşanma davası açtıklarını,bu dava ile birbirlerinden nafaka talep etmeyeceklerini bildirdikleri ve bu hususu hüküm altına aldırdıkları, artık yeniden anlaşma dışında nafaka talep edemeyecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı MK.nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilir. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine konunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetime ilişkin önlemleri alır.
Buna göre davacının ayrı yaşamada, haklı olup olmadığının araştırılması ve “ayrı yaşamada haklılık” olgusunun kanıtlanması gerekir.
Somut olayda, davalının evlilik dışı ilişkisinden bir çocuğunun bulunduğu çekişmesiz bulunduğuna, böylece davalının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği sabit olduğuna göre, artık davacının ayrı yaşamada haklı olduğu kabul edilmelidir.
Her ne kadar mahkemece tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka talep etmeyeceklerini bildirdikleri gerekçesi ile, davanın reddine karar vermiş ise de, tedbir nafakası dava tarihi 25.3.2008 olup, anlaşmalı boşanma tarihi ise 30.9.2009’dur. Her dava açıldığı tarihin şartlarına göre değerlendirilir.
Öyle ise mahkemece, tedbir nafakasının açıldığı tarihte taraflar henüz evli olup,davacının da ayrı yaşamada haklı olduğu gözetilerek anlaşmalı boşanma tarihine kadar uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.