YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18501
KARAR NO : 2012/1870
KARAR TARİHİ : 26.01.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi 8.199,94 TL ecrimisilin tahsili birleştirilen karşı davada 19.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm karşı davacı(davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı … vekili; müvekkilinin … ilçesi … köyü 1 parselde tapuya kayıtlı olan iki katlı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise dava konusu taşınmazın 2. katını ailesi ile birlikte uzun süredir fuzulen işgal ettiğini, bu nedenle, el atmasının önlenmesi ve 1.6.2004-30.4.2008 arası dönemler için toplam 8.199,94 TL ecrimisilin dava tarihinden yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, karşı davada; taşınmazın 2. katını davacının oğlu … ‘ a ait olduğunu bilerek pazarlık sonucu 2004 yılında satın aldığını, karşılığında 19.000,00 TL ödediğini, ancak davalılar tarafından taşınmazın tapuda kendisine devredilmediğini, satın alma ücreti olarak ödediği paranın tapu maliki … ile satıcı … ’ten alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiş, her iki dava birleştirilmiştir.Mahkemece, davalı …’ın işgalci olduğunun kabulü ile dava konusu yere yönelik müdahalesinin önlenmesine ve 5.816,00 TL ecri misil bedeline hükmedilmiş, birleştirilen karşı davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm karşı davacı (davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalının(Karşı Davacı) 2008/204 Esas sayılı dosya yönünden temyiz talebinin incelenmesi: Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununda açıkça söz edilmeyen “ecrimisil” deyimi, Eski Hukuktan gelen bir alışkanlıkla uygulamada, haksız zilyedin ödemesi gereken kullanma (veya işgal) tazminatı anlamında kullanılmaktadır.8.3.1950 gün ve 22/4 sayılı ve 4.6.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile ecrimisil, haksız fiil tazminat olarak nitelendirilmiştir. Özetlenen bu kararlar ve yerleşik uygulamada ecrimisil davalarında iddia ve savunma tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. Davalı(karşı davacı) taşınmazın davalı… ‘tan haricen 2004 yılında satın aldığını satışa tapu maliki diğer davalının muaffakatı olduğunu satış bedelini davalı …’ye ödediğini ve bu nedenle malik sıfatıyla kullandığını iddia etmektedir. Haricen satış iddiası bir vakıanın tesbiti mahiyetinde olduğundan tanık beyanları ile kanıtlanması mümkündür.Bu nedenle davalının(karşı davacı) tanıklarının harici satışın varlığı konusunda dinlenmeleri ve beyanlarına göre davalının kullanımın satın almaya dayalı olup olmadığı ve buna göre işgalin kötü niyete dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır. Tanık beyanları ile karşı davacının iddialarının doğruluğu kanıtlandığı taktirde davacı tarafından çekilen 15/02/2008 tarihli ihtarname tebliğinden sonra karşı davacının kullanımın kötüniyetli kabul edilmesi ve o tarihten öncesi kullanımın kötüniyetli olmadığı, koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının ecrimisilden sorumlu tutulmaması gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Ayrıca kabule göre de, dava tarihine kadar işlemiş faizin kademeli olarak tahsili talep edildiği halde, talep aşılarak dönem sonundan faiz yürütülerek dava tarihinden sonrası içinde faiz yürütülmesi de usül ve yasaya uygun görülmemiştir.Ayrıca davalı(k.davacı) taşınmaza yaptığı faydalı masrafların mahsubu talebinde bulunduğu halde, mahkemece bu konu da olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.Karşı davacının 2008/343 Esas sayılı dosya yönünden temyiz talebinin incelenmesi:
Bir davada harici satışın varlığı kanıtlandığı takdirde, tapulu taşınmazın harici satışı geçersiz olduğundan, ancak akdin tarafları birbirlerinden verdikleri edimleri geri isteyebilirler. Karşı davacı, satış bedelinin 19.000,00 TL olduğunu iddia ederek iade istemektedir. Maddi vakıa olarak harici satışı kanıtlansa dahi davacı iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığından taşınmazın iddia edilen satış bedeline göre yemin delilinin sonuçları nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, bu dosya yönünden temyiz itirazları yerinde değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.