Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/1874 E. 2011/6371 K. 14.04.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 15:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1874
KARAR NO : 2011/6371
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.946,00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde, kamulaştırılan taşınmaz nedeniyle ödenen faizin yanlış hesaplandığını, icra yolu ile yapılan 2.946,00 TL fazla ödemenin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında; müvekkillerine ödenen tüm alacağın mahkeme ilamlarına dayandığını, fazla ödeme bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar tarafından temyiz edilmiş, hüküm, dairemizin 25.12.2008 tarih, 2008/15784 E.-2008/22140 K.sayılı kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak bilirkişilerden ek rapor alınmış ve davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmiş olması halinde, Yargıtay'ın verdiği bozma kararına uyan mahalli mahkeme artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez.
Somut olayda; mahkemece verilen ilk kararı (kısmen kabulü) davalı temyiz etmemiştir. Böylece oradaki miktar, davacı bakımından kazanılmış hak meydana getirmiştir. Buna rağmen, bozmadan sonraki hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla ödeme olmadığının kabul edilmesi kazanılmış hakkı zedeler niteliktedir.
O halde, ilk hükümde belirlenen davalılara yapılan fazla ödeme miktarı 1.307,27 lira olup, bu karar yalnız davacıların temyizi üzerine bozulduğundan bu miktar davacılar yararına kesinleşmiş olmakla, isteğin tamamının reddine (bozmaya yanlış anlam vererek hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak) karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA 14.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.