YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18947
KARAR NO : 2012/1700
KARAR TARİHİ : 25.01.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.000 TL ecrimisil bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar murislerinden kalan taşınmazları davalının 10.10.2006 tarihinde satın aldığını, ancak murislerinin öldüğü 26.10.2004 tarihinden satın aldığı tarihe kadar sürüp ekerek haksız gelir elde ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere her biri için 2.500.00 TL toplam 5.000.00 TL işgal ödencesinin 26.10.2004 tarihinden başlayarak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı, taşınmazların kendi adına tesciline kadar geçen sürede ektiği ürünlerden bir kısmını davacılara verdiğini ve kullanım bedeli karşılığı olarak hisselerine düşen miktarın dışında ödeme yaptığını da bildirerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, intifadan men olgusunun gerçekleşmemiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisile konu edilen taşınmazlarda tarafların iştirak halinde malik oldukları anlaşılmaktadır. Paydaşların kural olarak, taşınmazı kullanan malikten ecrimisil talep edebilmesi için, diğer maliklerin taşınmazdan yararlanma isteklerini karşı tarafa iletmiş olmaları gerekir. Yararlanma isteminin iletilmesi belli bir şekil şartına bağlı değildir. Tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu kuralın bir takım ayrıcalıkları vardır ki; bunlar ecrimisil istenen taşınmazın bağ-bahçe gibi doğal ürün veren ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu taşınmazın tamamında hak iddia ve diğerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzer dava açılması halleridir.Somut olayda davalı, cevap dilekçesinde davacılara tapudaki devir işleminden önce kullanım bedeli karşılığını ödediğini bildirmiş ve ödemede bulunduğu konusunda yemin teklifinde bulunmuştur.Davacılar ise, dava konusu edilen ecrimisil bedelini almadıklarına dair yemin etmişlerdir. Hal böyle olunca davalı, davacılara dava konusu edilen taşınmazların kullanım bedelini ödediğini bildirmiş olmakla, davacıların dava konusu taşınmazlardan yararlanma isteklerini davalıya bildirmiş olduklarının kabulü gerekir. Öyle ise; Mahkemece her dönem için talep edilen ecrimisil bedelinin davacılara açıklattırılarak, konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine uygun alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.