Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/19103 E. 2012/3764 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19103
KARAR NO : 2012/3764
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın (ıslah ile 1991,41 TL) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın maddi tazminat yönünden kabulü, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.Davalı, davacının ıslah talebine karşı süresinde ve usulüne uygun biçimde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Maddi tazminat isteğinin ıslah yolu ile artırılması yeni bir dava niteliğinde olduğundan zamanaşımına ilişkin süreler yönünden ıslah tarihi esas alınmalıdır. Borçlar Yasası’nın 60/1. maddesi gereğince haksız eylem nedeniyle açılacak tazminat davaları bir yıllık zamanaşımına tabidir. Ne var ki, aynı Yasanın 60/2. maddesine göre, davalının bedensel zarara yol açan eyleminin suç teşkil etmesi durumunda (uzamış) ceza zamanaşımının uygulanması gerekir. Bu durumda, Borçlar Yasası’nın 60/2. maddesi ve Türk Ceza Yasası’nın 102/4. maddesi uyarınca olayda uygulaması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. Davacı, yargılama sırasında 21.08.2006 tarihinde ıslah yolu ile maddi tazminat talebini arttırmıştır.Somut olayın 21.08.2004 gününde meydana gelmiş olmasına ve ıslah dilekçesi ile ek davanın 21.12.2010 gününde açılmış bulunmasına göre bu tarihte beş yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresi dolmuştur. Sürekli işgücü kaybına ilişkin rapor ise, 16.01.2009 günü alınmış olup, Borçlar Yasası’nın 60/1. maddesinde düzenlenen 1 yıllık haksız eylem zamanaşımı süresi de dolduktan sonra ıslah dilekçesi verilmiştir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ıslah dilekçesiyle istenen tazminatın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile buna ilişkin istemin de kabulü usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.