YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1958
KARAR NO : 2011/4505
KARAR TARİHİ : 22.03.2011
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 20.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı vek.Av. … geldi. Aleyhine temyiz olunan Davalı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için nevakısın giderilmesi bakımından dosya geri çevrilmiş, bu kez yeniden gelmekle belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davacı müvekkilinin, davalı kooperatife ait inşaatın trafo binası, harici elektrik ve telefon tesisatı gibi işlerini yaptığını, karşılığında 2 nolu bağımsız bölümün verileceğinin kararlaştırıldığını; ancak, iş bitmiş olmasına rağmen dairenin teslim edilmediğini, davalı kooperatiften 12.6.1997 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile tesliminin istendiğini, teslim edilmemesi üzerine de dava açtıklarını ve mahkemece; davalı kooperatif adına kayıtlı 2 nolu dubleks meskenin davacı …’a tahsiline karar verildiğini, bu kararın temyiz incelemesinden geçerek 25.6.2007 tarihinde kesinleştiğini; davalıların, davacının kesinleşmiş mahkeme kararına karşın, hakkı olan 2 nolu meskenin tasarrufunu engellemeleri ve haksız işgalleri nedeniyle, 12.6.1997 tarihinden dava tarihi olan 26.3.2009 tarihine kadar geçen süre için, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 20.000,00 lira ecrimisilin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle, davalı yöneticiliğin, mahkemece verilen kararın muhatabı olmadığını dolayısıyla husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, esası bakımından da açılan davanın haksız ve yersiz olduğunun belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “…davacının usulüne uygun olarak ilamı infaz ettirip, söz konusu konutun kendisine teslimini sağlamadan, bu şekilde bir ecrimisil davası açmasının, davalı kooperatif yönünden erken açılmış bir dava olduğu; davalı site yönetiminin ise davanın tarafı olmadığı, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceği, gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı kooperatif aleyhinde açılan ve dava konusu dairenin davacı adına tahsisine ilişkin dava; davacı lehine sonuçlanmış, 25.6.2007 tarihinde de kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesiyle birlikte davalı kooperatif tasarrufun da tuttuğu dairede haksız işgalci durumuna düşmüştür. Mahkemece bu husus gözetilerek, 25.6.2007-26.03.2009 tarihleri arası için hesaplanacak ecrimisil miktarına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davalı kooperatif yönünden de red kararı verilmiş olması … görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine
ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.