YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19580
KARAR NO : 2012/2885
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1680 TL alacak ve fer’ileri için takibe itirazın iptali ile inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalıya eyleminden ötürü 5148 sayılı Yasaya istinaden, “6 ay süreyle müsabakaları seyirden men ve 1.680 TL idari para cezası” verildiğini, davalının İdare Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek, 1.680 TL alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı yargılamaya katılmamış, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davaya konu alacağın Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında kanun çerçevesi içinde tahsil edileceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İdari para cezalarının tahsil yöntemi 6183 sayılı yasada düzenlenmiş olup, davacı idarenin alacağını tahsil için sözü edilen yasada yazılı olan yollara başvurması gerekmektedir. İdarenin bu yola gitmeyerek takip konusu alacak Özel Hukuk hükümlerine tabiymiş gibi İcra Müdürlüğüne başvurarak ödeme emri tebliği, davacının alacağını normal icra takibine konu yapmak suretiyle tahsil yolunu tercih ettiğini gösterir.İcra İflas Kanunun 67.maddesinde; “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” hükmüne yer verildiğine göre itirazın iptali davaları açıkça adli yargının görev alanı içine girmektedir. O halde, itirazın iptali davalarına bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözönüne alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.