YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20125
KARAR NO : 2012/2971
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.658.90 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı (idare) vekili dilekçesinde; davalının müvekkili kuruma bağlı hastanede görevli olduğu dönemde 2003 yılı kasım ayı ile 2006 yılı kasım ayı döneminde döner sermayeden fazladan 2658,90TL ödeme yapıldığının, Başkontrölürün yaptığı inceleme neticesinde tespit edildiğini, bu ödemenin haksız zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; “Davacının kendi uhdesindeki kayıtlar üzerinde yanlış inceleme yaparak fazla ödemeye neden olduğu, davalının yanıltıcı müdahalesinin olmadığı, buna rağmen davacının hatalı ödeme yapıldıktan 60 günlük idari dava süresi içinde herbir bedeli geri almayı isteyebileceği halde bu süre içinde bir işlem yapılmadığı, ödemenin üzerinden belirtilen süreden daha fazla süre geçtikten sonra iadesinin istendiği, böyle bir geri ödeme isteminin devletin hukuksallığı ve devamlılığı içinde değerlendirildiğinde önüne geçilmez uygulamalara neden olacağı öte yandan davacı idare tarafından yasal süre içerisinde fazla ödemeye dayanak işlemin iptal edilmediği,bu hali ile ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Kanununun 62.maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 gün ve 1968/8-1973/14 sayılı kararı ile çözümlenen husus, hatalı intibak veya hatalı terfi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödeminin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteminin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.
Bu İBK.nın idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafıdan gerek ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapandan geri alamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5.12.1984 tarih 387/997 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. O halde herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisap kurallarına göre her zaman istenmesi mümkündür. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 gün ve 1968/8-1973/14 sayılı kararı; idarenin “şart tasarrufuna” ilişkindir. Somut olayda ise; davacı idarenin davalıya mevzuata aykırı olarak yaptığı hatalı ödemeden sözedilmektedir. O halde, mahkemece; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin, Borçlar hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.