Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20689 E. 2012/2968 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20689
KARAR NO : 2012/2968
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 60.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, kendisine ait tarlayı (muris) eşine tapuda (1995 tarihinde) devrettiğini; taşınmaz üzerine yine kendisi tarafından villa yaptırıldığını, artezyen vurdurup su toplama havuzu yaptırıldığını; (eşi) murisin 2006 tarihinde vefatı üzerine, davalılardan … (… tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını; bu nedenle, müvekkili tarafından taşınmaz üzerine yaptırılan muhdesatlar nedeniyle, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 60.000 TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan … davayı kabul etmiş, … ise; davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 60.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dava konusu taşınmaz taraflar arasında iştirak halinde olup, davacı; taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açılması nedeniyle, kendisi tarafından yaptırılan muhdesatların bedelini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, davalı çocuklarından talep etmektedir.Sebepsiz zenginleşmede bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhinde çoğalması gerekir. Yani zenginleşme fakirleşmenin karşılığı olmalıdır. Başka bir anlatımla aralarında illiyet bağı bulunmalıdır. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tesbit edilmesi gerekir. Ekonomik yönden zenginleşmenin ve fakirleşmenin, taşınmazın şuyunun satış ücretiyle giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Davacının, dava açtığı tarihte ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanmamış, dava konusu taşınmaz satılıp davacının elinden alınmamıştır. Diğer bir anlatımla bu aşamada sebepsiz zenginleşme oluşmamıştır.Bu durumda, mahkemece; sebepsiz zenginleşme olgusu henüz gerçekleşmediğinden, davacının davasının temyiz eden davalı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.