YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21022
KARAR NO : 2011/20030
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.720,00 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkili ile birlikte bir grup arkadaşının alacağının tahsili maksadıyla davalıya vekaletname verdiklerini, banka havale dekontu ile 2.000 Euro gönderildiğini, 1.000 Euro’nun da elden verildiğini, vekalet verenlerin alacağının tahsili yönünde bir işlem yapmadığını, bu nedenle davalıyı azlettiğini, 2.000 Euro’nun tahsili için başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili; alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının tek başına dava açamayacağı ve haksız azlin söz konusu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 2009/20443- 2010/2440 sayılı kararı ile özetle “ davacı ve arkadaşlarının 149.660 DM alacağın tahsili amacıyla davalı Avukat ile anlaştıkları, davacının 3.000 Euro ödeme yaptığı, süresinde dava açılmadığını, kendilerine bilgi verilmediğini düşünerek davalıyı azlettikleri ve havale ile gönderilen 2000 Euro’yu talep ettiği anlaşılmaktadır. … Barosu tarafından yapılan soruşturmada davalı vekil “alacak davasını açmayarak işi sürüncemede bırakmak, bilgi ve hesap vermemek” suçlarından dolayı kınama cezası ile cezalandırılmış, Davalı o soruşturmada mevcut vekalet ilişkisini yerine getirmek için 1.600,00 TL taksi parası ödediğini ileri sürmemiş, bu konuda resmi bir belge veya kayıtta sunmamıştır. O nedenle, bu davadan sonra sunulan adi yazılı belgenin bu vekalet ilişkisi nedeniyle 4 kez …’dan …’e gittiği ve 1.600,00 TL masraf yaptığı savunmasını ispata yeterli kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, görevini savsaması nedeniyle azil haklı olduğu için, davalı vekalet ücretinin tamamına da hak kazanmış değildir. Vekil olarak davacılar adına bulunduğu yer savcılığına şikayet dilekçesi vermek dışında yardımda bulunmadığı gibi, davacıda verdiği paranın 1.000,00 Euro’sunu istemeyerek bu durumu gözetmiştir. O nedenle davanın kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçe ile verilen miktarı masraf ve vekalet ücreti olarak kabulü ve davanın reddi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.HUMK.nun 429. maddesi uyarınca: Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı vermesi halinde dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. Yerel mahkemece taraflar duruşmaya çağırıp bozma nedenine karşı beyanlarının alınmasından sonra Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verilir.09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir. Somut olayda; mahkemece verilen karar temyiz üzerine Özel Dairece bozulmuş; bozmaya karşı davalı vekili direnme kararı verilmesi, davacı vekili ise bozmaya uyulması yönünde beyanda bulunmuşlardır.Mahkemece, bozmaya uyulmadan önce davalıya elden verildiği kabul edilen 1000 euroyu almadığına dair tamamlayıcı yemin verilmiş, yemin eda edildikten sonra, “bozma ilamına kısmen uyulmasına” karar verilmiş; ve sonrasında duruşmaya son verilerek “davacı tarafça elden verilen 1000 euro konusunda yazılı belge ibraz edilmediğinden davalı avukat elden 1.000 euro almadığı konusunda yemin ettiğinden, yaptığı iş karşılığı 1.000 euro emeğinin olduğu gözetilerek 1.860,00 TL üzerinden takibin devamına itirazın iptaline,” dair hüküm kurulmuş, hükmü taraflar temyiz etmiştir.Yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde; Mahkemenin taraf beyanlarında sonra bozmaya uyulup uyulmamasına ilişkin bir karar verdikten sonra gereğini yapması gerekirken, bozmaya uyma kararı vermeden davalıya elden verildiği iddia edilen 1000 euro konusunda tamamlayıcı yemin yaptırarak delil toplaması ve bu durumda eylemli olarak bozmaya uyduğu halde yeni hüküm oluşturması, gerekirken, önceki karara kısmen uymaya (dolayısıyla kısmen direnmeye) karar vermesi yasaya aykırıdır.Ayrıca “davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozma kesin olup, uyulduktan sonra yerine getirilmemesi artık usulü kazanılmış hakkın ihlali anlamındadır. Bu nedenle mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulü gerekirken yanılgılı yorum ile davanın kısmen kabulü usul ve yasaya aykırıdır.Bunların dışında Hakimin teklif ettiği tamamlayıcı yemin ise, HUMK’nun 356. maddesinde; yine aynı Kanun’un 195 ve devamı maddelerinde esasa cevap düzenlenmiş olup; davalının varsa karşı delillerini bildirmesi gereği, 200. maddede 179. ve 180. maddelere atıfla açıkça belirtilmiştir. Mahkemece yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ancak ispat yükü kendisine düşen tarafın yemin deliline başvuru hakkının varlığı ile mümkündür. Yasal olarak kullanılma hakkı bulunmayan bir hakkın varlığının mahkemece hatırlatılması da düşünülemez. Davalı delilleri arasında yemin deliline dayandığına dair bir belirtmede bulunmamış, davacı vekili de yemin delilini kullanmayacaklarını açıkça belirtmiştir. Bu nedenle dayanılmayan yemin delilinin kullanılması da yasaya uygun değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.