Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/212 E. 2011/5336 K. 04.04.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 10:18
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/212
KARAR NO : 2011/5336
KARAR TARİHİ : 04.04.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, ..........,mevkiinden çıkan suyun davalı tarafından borularla götürülmek suretiyle müdahale edildiği ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Davalı, suyun genel su olduğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan keşif sonrası davacının artezyen kaynakları bulunduğu ve kendi özel sularının ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olduğu gibi aynı su hakkında daha önce açılan davada su rejimi kurularak davacıların haklarının belirlendiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, genel sulardan herkes, kadim ya da öncelikli kullanım haklarını engellememek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Somut olayda, yapılan keşif sonucu suyun genel su olduğu anlaşılmaktadır. Davalının bu suyu borularla kendi taşınmazına götürdüğü de sabittir. Yapılan yargılama sonucu davalının muaraza çıkardığı ve önceki el atmanın önlenmesi davasının tarafı olmadığı da anlaşılmıştır. Buna göre taraflar arasında mevcut suyun kullanımına ilişkin uyuşmazlığın bulunduğu açık olup bu hususun ayrıca ispatı aranmaz.
Bu durumda mahkemece, mahallinde üç kişilik (fen, jeoloji, tarım) bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak tarafların suya olan ihtiyaç ve suyun yeterlilik durumları usulünce yeniden belirlenmeli sonucuna göre her iki tarafında ihtiyacını en uygun şekilde karşılayacak su rejimi oluşturmak suretiyle ihtilafı çözecek şekilde bir karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.