YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21679
KARAR NO : 2012/2707
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 17.100 TL’lık takibe vaki itirazın iptali masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, 468 parsel 4.kat 11’nolu taşınmazı ihale yoluyla 08/05/2008 tarihinde satın aldığını, davlının taşınmazın adlarına ihale edildiği tarihten, tahliye ettiği 03/03/2009 tarihine kadar geçen sürede kira bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.Mahkeme, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davalıya dava dilekçesi, adreste tanınmadığından bahisle tebliğ edilememiştir. Mahkemece bu defa, icra takip dosyasında, davalı asil adına takibe itiraz eden vekile dava dilekçesi tebliğ edilmiştir.Somut olayda, tartışılması gereken husus, borçlu vekili sıfatıyla takibe itiraz eden vekilin, itirazın iptali davasında, davalıyı vekil sıfatıyla temsil edip edemeyeceğinin ve davalı adına dava dilekçesinin vekile tebliğinin hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı konusudur.HUMK.’nun 73.maddesi uyarınca kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarını bildirmek için kanuni şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez.Dava dilekçesi ve duruşma günü yasa uyarınca taraflara tebliğ edilir. İlgili taraf dilerse davasını bizzat kendisi takip eder, isterse vekil tayin ederek vekili aracılığıyla takip edebilir. Vekil, vekaletname aslını veya onaylı suretini sunmadan davayı takip edemez (HUMK. 67.md.). Gerçekten de icra takibine borçlu vekili sıfatıyla itiraz eden vekilin, borçlu aleyhine açılan bir davada borçlu vekili olduğunun kabulüne hukuken olanak yoktur. İtirazın iptali davasında vekile yapılan tebligat, asile yapılmış bir tebligat olarak kabul edilemez. Bu halde davalı asile doğrudan dava dilekçesinin Tebligat Kanunu 10 ve devamı maddeleri hükmüne göre tebliği bundan sonra asilin tevkil edeceği vekilin huzurunda davaya devam edilmesi gerekir. Dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmemesi savunma hakkını kısıtlar. Mahkemece, bu husus gözetilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.