YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21780
KARAR NO : 2012/3935
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.602.00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü – kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; davacının idaresindeki araç ile davalı …’ın sahip olduğu, davalı …’in sevk ve idaresindeki aracın kaza yapması sonucu meydana gelen 5.602,00 TL maddi hasarın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü kısmen reddi cihetine gidilerek 5.600,00 TL tazminatın davalılardan 25.08.2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsili yönünde hüküm kurulmuş, mahkeme hükmü davalı … tarafından temyiz edilmiştir. Davalı …’e dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş; davalı davaya cevap vermemiştir.Dava dilekçesi davalı …’a Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ve yargılama davalının yokluğunda yapılıp sonuçlandırılmıştır.Davalı temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmektedir.Dosyanın incelenmesinde, davalıya çıkartılan davetiyenin … adına çıkartıldığı, muhatabın ismen tanınmaması ve adresin yetersiz olması nedeniyle tebligatın iade olduğu ve daha sonra dava dilekçesinin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Öncelikle, davalının soyadı … olup …olarak yazılması usule aykırıdır. Bu yönüyle davalıya yapılan tebligat Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde öngörülen şekil şartlarına uygun değildir.Taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağrılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz. Olayımızda, davalının usulüne uygun olarak duruşmalara çağrılmadığı, savunma hakkınınn kısıtlandığı anlaşılmaktadır.O halde, mahkemece; davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ ettirilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra; davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplanmak ve sonucuna göre bir hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.