YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22188
KARAR NO : 2012/3113
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, davalı kocanın sebebiyet verdiği olaylar nedeni ile müvekkilinin müşterek çocuğu da alarak ayrı yaşamaya başladığını, akabinde davalı kocanın açmış olduğu boşanma davasının ise reddedildiğini ileri sürerek; müvekkili için aylık 500 TL, müşterek çocuk … için ise 1.500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin müşterek çocuk için 500 TL nafaka ödemeyi kabul ettiğini, ancak davacının gelirinin davalıdan daha fazla olması ve hukuki koşulların oluşmaması nedeniyle davacı eş için nafaka talep edilemeyeceğini savunmuştur.Mahkemece; müşterek çocuk için istemin kısmen kabulüne, davacı eşin ise aylık 3.850 TL ücretle çalıştığı, tarafların mali ve sosyal durumları ile hakkaniyet kuralları dikkate alındığında davacı lehine tedbir nafakasına hükmolunmasına yer olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın tüm, davacı tarafın ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.TMK’ nun 195. maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı kanunun 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Tedbir nafakasında eslerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir ( TMK Md. 186/son ). Boşanma davasının açılması veya kanunda öngörülen nedenlerle ayrı yaşama hakkı bulunan davacı eşin çalışıyor olması ve böylece ekonomik durumunun davalıya yakın hatta daha iyi düzeyde olması tedbir nafakasına hükmedilmesine engel değildir. Halen evlilik birliği hukuken devam ettiğine göre, ayrı yaşamaya haksız olarak sebebiyet veren eş tedbiren nafaka vermekle yükümlüdür. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece “hakkaniyet” ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK. Md. 4).Somut olayda; davacının ayrı yaşamada haklılığı kanıtlanmıştır. O halde davacı lehine “hakkaniyet” ölçüsünde bir miktar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeler ile davacı eş yönünden istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.