Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/2221 E. 2011/6544 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2221
KARAR NO : 2011/6544
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.300 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı sebze ve meyve üreticisi olduğunu, davalıların ise şehirde bu sebze ve meyveleri alarak dışarı illere pazarlayıp kazanç elde ettiklerini, ilçe ve çevresinde yerleşmiş adet gereği davalılara ürettiği sebze ve meyveleri satıp teslim ettiğini, alacağına ilişkin bir belge almadığını ileri sürerek 2.300,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını istemiştir.
Davalılar, davacıdan meyve ve sebze almadıklarını bildirerek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, alacağın senetle ispatlanması gerektiği, ancak alacağın senetle ispatlanamadığı, davacı vekilinin teklifi üzerine davalıların davacıya borçlu olmadıklarına dair usulüne uygun olarak yemin ettikleri anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İspat yükü kendisine düşen taraf, diğer bütün delillerle iddiasını ispata çalışıp, bunu başaramadığı taktirde, son çare olarak yemin deliline başvurur. Taraflar başlangıçta diğer delilleri ile birlikte yemin teklifinde de bulunabilir. Bu halde ilk önce diğer deliller incelenir. Bunlar ile iddia veya savunma ispat edilirse yemin teklifine gerek kalmaz. Buna karşılık diğer delillerle iddia veya savunma ispat edilemezse, o zaman son çare olarak yemin deliline başvurulur. Buna göre diğer delillerle birlikte yemin teklifinde bununan taraf, bununla diğer delillerinden vazgeçerek yalnız yemin deliline dayanmış sayılamaz (Baki Kuru HUMK.3.cilt 2001,S. 2493).
Mahkemece kabul edildiği üzere HUMK 288. ve 289. maddeleri gereğince değer itibariyle olayda tanık dinlenemez. Bu maddede öngörülen şekil, geçerlik şekli değil, Usul Hukuku bakımından konulmuş ispat şeklidir. HUMK da bu ana kurala ayrık hükümlerde bulunmaktadır. HUMK’nun 289.madde hükmüne göre, senetle ispatı gereken hususlarda bu yön hatırlatılarak, karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilir. Tanıkla ispat yasağına ayrık hallerden biri de HUMK’nun 293/4 maddede yer almıştır. Anılan hüküm uyarınca halin icabına ve iki tarafın vaziyetlerine nazaran senede raptı müteamil olmayan muamelelerde tanık dinlenmesi mümkün bulunmaktadır. Bu hükmün sonucu olarak bir bölgede halin gereklerine, tarafların durumlarına göre, herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle kararlı bir nitelik kazanmiş bulunması ve aynı zamanda kamuoyu tarafından da belirtilen teamüle inanılmış olması halinde tanık dinlenebilir.
Davacı delil olarak, bölgede sebze ve meyve satışının senede bağlanmasının gelenek haline geldiğine ilişkin tanık anlatımları, bilirkişi incelemesi ile yemin deliline dayanmıştır.
Öyle ise mahkemece; işin niteliği, tarafların durumu ve ilişkileri gözetilerek, aralarındaki sebze meyve alımı satışının devamlı surette senede bağlanmamasının teamül haline gelip gelmediği, gelmiş ise bu hususa çevrede herkesin uyarak istikrarlı bir nitelik kazanıp kazanmadığı ve kamuoyunda da bu teamüle inanılıp inanılmadığı hususları açıklanarak Ticaret ve Sanayi Odası, Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odasından sorulup çevreyi iyi bilen bu konudaki uzman bilirkişiler arasından seçilerek bilirkişi aracılığı ile araştırma yapılarak sonucuna göre, tanık dinlenip dinlenmeyeceği sonucuna varılması halinde davacı tanıkları dinlenilmeli, aksi takdirde davacıya yemin hakkı hatırlatılmalıdır.
Davacının bildirdiği deliller konusunda hiçbir inceleme yapılmadan, davacı tanık dinlenmesinden vazgeçmeden ve münhasıran yemin deliline dayandığını beyan etmeden, mahkemenin hatırlatması üzerine davacı tarafından yöneltilen yeminin davalılar tarafından eda edilmesi üzerine, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.