YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22373
KARAR NO : 2012/3985
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.130,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davacının, … İlçesi … mevkiinde bulunan 115 ada 19 parsel sayılı yerdeki bağımsız villalardan birinde tapuya şerh edilen devremülk sözleşmesiyle hak sahibi olduğu, halen burada yaşamaya devam ettiği, davalı şirketin ise önceki malikin iflas etmesi nedeniyle mülkiyet hakkını ihale ile aldığı, devamında ise hak sahiplerine yazı göndererek yönetim hakkının kendisinde olduğunu bildirerek aidatı 800 TL’ye çıkardığı gibi konutlarda kaç kişi kalacağı ve gelen konuklardan % 20 pay talebinde bulunduğu, tespit ettiği bedelin tahsilini sağlamak için de oturulan dairenin elektrik ve suyunu kestiği, müzayaka altında kalan davacının 6.130,00 TL bedeli ödemek zorunda kaldığı ileri sürülerek davacıdan haksız olarak tahsil edilen 5.130,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece; tapuya mülk kullanım sözleşmesi adı altında şerh edilen sözleşmenin devre tatil sözleşmesi niteliğinde olduğu, devre tatil sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta ise 4077 sayılı Kanunun 6/B ve 23.maddeleri uyarınca tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.4077 sayılı Kanunun 6/B maddesinde devre tatil sözleşmesi; en az üç yıl süre için yapılan ve bu süre zarfında yıl içinde belirli veya belirlenebilecek ve bir haftadan az olmayacak bir dönem için bir veya daha fazla taşınmazın kullanım hakkının devri veya devri taahhüdünü içeren sözleşme olarak tanımlanmıştır. Yani devre tatil sözleşmesinde devre tatil sahibi yaptığı sözleşme çerçevesinde yılın belirli bir dönem veya dönemlerinde tesislerden yararlanma hakkını elde etmektedir. Davaya konu 20/12/2001 tarihli sözleşme ise”Doksandokuz Yıllık Mülk Kullanım Sözleşmesi” başlığı altında düzenlenmiş olup, sözleşmeye konu dairenin kullanım hakkı 99 yıllığına kiracıya devredilmiştir. Sözleşme ile devre mülk sözleşmelerinde olduğu gibi hak sahibine ayni bir hak verilmemiş, sadece kullanım hakkı tapuya şerh edilmiştir. Yine yukarıda açıklandığı üzere sözleşme konusu dairenin yılın belli ya da belirlenebilir devrelerinde değil 99 yıllığına sürekli olarak kullanım hakkı kiralanmıştır. Sözleşmenin açıklanan bu niteliği uyarınca devre tatil sözleşmesi olmayıp, tapuya şerh edilen kira sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu niteliği uyarınca da davaya bakma görevi tüketici mahkemesine değil, davanın miktarı uyarınca sulh hukuk mahkemesine aittir.O halde; yukarıdaki açıklamalar uyarınca Mahkemece davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.