Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/2264 E. 2011/11418 K. 04.07.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 19:42


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2264
KARAR NO : 2011/11418
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, muris ... tarafından Yalvaç Noterliğinin 05.12.1991 tarih ve 8520 sayılı vasiyetnamesi ile Yalvaç İlçesi Kuyucak Köyündeki bir kısım taşınmazlarının mirasçılarına bırakıldığı ileri sürülerek davacıya bırakılan hisseler itibariyle vasiyetnamenin tenfizi ve tescili istenilmiştir.
Mahkemece, “2759 ve 631” parseller dışındaki yerler için davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu vasiyetnamenin Yalvaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/1-4 sayılı dosyası ile açılıp okunmasına karar verilmiştir.
Kural olarak vasiyetnamenin tenfizi ve tescili davalarında öncelikle murisin iradesine göre uyuşmazlık çözümlenmelidir.
Somut olayda; muris vasiyetinde (temyize konu parsellerle sınırlı olarak) “…2759 parselde kayıtlı 6900 m² alanlı yarısı bağ yarısı tarla olan yerimin doğusunu ... kızı 1945 doğumlu ... ’e, batısını ... oğlu 1950 doğumlu ...’ya; yine, 631 parselde kayıtlı 3 hektar 7950 m² alanlı tarlamı doğusu 1945 doğumlu ... kızı ... ’e ve batısı 1950 doğumlu ... Dokumacı’ya eşit paylarla olmak üzere vasiyet ediyorum, bırakıyorum…” demektedir. Bu durumda mahkemece, mahallinde keşif yapılmalı, murisin iradesi yönünde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre eşit hisselerle ve tapunun beyanlar hanesine vasiyetname metninin şerhinin sağlanması suretiyle tescile karar verilmesi gerekirken infaz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesinin yasal dayanakları bulunmayıp, doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.