Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/2386 E. 2011/6528 K. 18.04.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 13:12
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2386
KARAR NO : 2011/6528
KARAR TARİHİ : 18.04.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 26.05.2008 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; kooperatif tarafından 4 ayrı blok şeklinde inşa edilen yapılarda her bir bloğun birbirinden bağımsız olacak şekilde kat mülkiyetine geçtiği, davacının 11 dairesinin bulunduğu...Apartmanının bu güne kadar merkezi kalorifer sistemiyle ısıtıldığı, diğer üç bloğun ise doğalgaz ile ısınma sistemine geçtiği, ancak davalıların... Sitesi Yönetimi adı altında davacının dairelerinin bulunduğu...Apartmanının da doğalgaz sistemine geçmesi yönünde 26.05.2008 tarihinde karar aldıkları, ayrıca bu apartmana ait ortak yerlerin otoparka çevrilmesi yönünde de karar alındığı, oysa ki...Apartmanının... Sitesi ile bir ilgisinin olmadığı, alınan kararın proje ve Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülerek, kat malikleri kurulu kararının iptaline, ortak alanların eski hale iadesine ve...Apartmanı yönetiminin davalı yönetimden bağımsız olduğunun tespitine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı dairelerinin bulunduğu...Apartmanı ile diğer bloklar farklı farklı parseller üzerinde kurulu olup, tüm parselleri kapsayacak şekilde ortak bir yönetim planı bulunmadığı gibi, 1164 ada 1 parsel için ayrı bir yönetim planı düzenlenmiştir. Yine 5711 sayılı Yasa ile değişik Kat Mülkiyeti Kanunu Hükümlerine uygun olarak toplu yapı yönetimine de geçilmemiştir. Bu durumda uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre değil, genel hükümlere göre çözümü gerekmekte olup, görev hususunun da genel hükümlere göre belirlenmesi gerekmektedir.
Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde görüleceği düzenlenmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bütün dava ve işler genel görevli hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesinde görülürler.
O halde, mahkemece davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.