Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/2435 E. 2011/7638 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2435
KARAR NO : 2011/7638
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4002,36 TL için takibe yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; Üniversitenin Uygulama ve Araştırma Hastanesinde davalının yakınının tedavi gördüğünü, davalının tedavi giderlerini ödeyeceğine dair taahhütname verdiğini; ayrıca, ödeme yapmadığı takdirde de % 50 cezai şart ve diğer masrafları da karşılamayı kabul ettiğini; ancak, kabul ettiği borcu ödemediğini iddia ederek; alacağın tahsili için yapılan icra takibine haksız itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davaya bakmaya Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle; mahkemenin görevsizliği cihetine gidilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2007/21299 Esas-2008/3328 Karar sayılı ilamı ile; “…Somut olayımızda, başkasının tedavi giderlerini üstlenen davalının tüketici tanımına uymadığı gibi, davacı idarenin alacağı da davalının Borçlar Kanunu hükümlerine göre vermiş olduğu taahhüte dayandırılmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığı söylenemez, gerekçesiyle” mahkemenin görevsizlik kararı bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalının İcra Dairesine yaptığı yetki itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, itirazın iptaline ilişkindir. İtirazın iptali davalarında; yargılama usulü olarak genel hükümler uygulanır. Davanın icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi zorunluluğu yoktur. Davalı borçlunun, davanın yargılaması sırasında yetki itirazı bulunmamaktadır. Mahkemece, yetki itirazı olmadığı halde (itirazın iptali davalarındaki yetkinin kamu düzenine ilişkin bulunmadığı da gözetilmeden) kendiliğinden (re’sen) yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.