Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/2688 E. 2011/6143 K. 12.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2688
KARAR NO : 2011/6143
KARAR TARİHİ : 12.04.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.258,00 TL itirazın iptali %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava; kira sözleşmesinden kaynaklanan KDV alacağının tahsili amacılma yapılan 4.158,00 TL icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1.maddesinin 3/f bendi ile Gelir Vergisi Kanununun 70.maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri katma değer vergisine tabi tutulmuş, 8.maddesinin 4.bendi ile de kiraya verenler bu verginin mükellefi sayılmıştır. Yasadaki bu düzenlemeler karşısında Katma Değer Vergisindeki kiralama işlemlerinde Katma Değer Vergisi mükellefinin kiralayanlar olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Kiracının vergi sorumlusu olabilmesi için kiralayan ile kiracıların anlaşmaları, kira sözleşmesine bu doğrultuda bir hüküm koymaları ile mümkün olabilecektir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde Katma Değer Vergisinin kiracı tarafından ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda Katma Değer Vergisinden davacı sorumludur.
Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde KDV+Kira bedeli şeklinde düzenlenmemiş olan kira sözleşmesinin daha sonra değişiklik yapılarak KDV+Kira Bedeli şeklinde olması için iki tarafında kabulünün gerektiği, bu değişikliğin kira dönemi olan 01.01.2009 tarihinden en az 15 gün önce yani 15.12.2008 tarihinden önce kiracıya bildirilmesi ve kiracının da bunu kabul etmesi gerektiği, dosyada bu değişikliğin davalıya 23.12.2008 tarihinde tebliğ edildiği gözönüne alınırsa, değişikliğin 01.01.2010 tarihinden geçerli olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan esaslar gözönüne alınarak, davanın reddi gerekirken eksik inceleme ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.