Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/3204 E. 2011/6997 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3204
KARAR NO : 2011/6997
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.08.2009 gününden başlayarak aylık, 244,87 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile net 9000 TL olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 01.08.2009 tarihinde başlayan dönem kira parasının aylık 24.487,00 TL olarak tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının hak ve nesafet ilkesine göre net 9.000,00 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01.08.2004 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli aylık kira bedeli 3500 USD olan kira sözleşmesinde takip eden yıllar için kira bedelinin ne olacağına ilişkin bir şart bulunmamaktadır.
21.11.1966 gün ve 19/10 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, kira parasının tespiti davası her zaman açılabilir. Kira parasının arttırılması ile ilgili olarak gönderilen ihtarname veya aynı amaç için açılan davanın dilekçesinin tebliğ tarihi, tesbit edilecek kira parasının geçerli olacağı dönemin belirlenmesi açısından önemlidir.
Her ne kadar, davalı kiracıya 12.01.2009 tarihinde ihtarname tebliğ edildiği ve buna dayanarak kira tespiti davası açıldığı ileri sürülmekte ise de somut olayda tebligatın Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapıldığı anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 12. maddesinde hükmi şahıslara tebligat usulü düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre tebligat şirketi temsile yetkili kişilere, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Tebligat Nizamnamesinin 18. maddesinde de selahiyetli kişilerin bulunmadığının tebliğ mazbatasında gösterilmesi lüzumu hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, davacı kiralayanın 01.08.2009 dönemi için açtığı kira tespit davası dinlenemez, mahkemece; davacıdan bir sonraki döneme ait (01.08.2010) kira parasının tesbitini isteyip istemediği sorulmalı, davacının böyle bir talebinin olması halinde; dava konusu taşınmazın 01.08.2010 tarihi itibariyle benzer yerlerle karşılaştırması yapılmak suretiyle boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası bilirkişilerce belirlenmeli, hâkimce bu kira parası ve kiralananın nitelikleri gözönünde bulundurularak hak ve nesafete uygun bir kira parası hesap edilerek hüküm altına alınmalı, davacının bir sonraki dönemin kira parasının tesbitini istememesi halinde ise; davanın reddine karar verilmelidir.
Kabule göre de, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca kira parasının brüt olarak tespiti esas olup, hüküm de net kira bedeline karar verilmiş olması doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.