Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/3318 E. 2011/8046 K. 09.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3318
KARAR NO : 2011/8046
KARAR TARİHİ : 09.05.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.552.50 TL ecrimisilin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacı … Defterdarının kayyım olarak atandığı gaip şahısların 7455 ada 12 parsel sayılı taşınmazda hissedar oldukları ancak bu hisselerin tamamının davalı tarafından kullanıldığı bu nedenle 1.500 TL ecrimisilin davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığı, ancak davalının haksız olarak itiraz ettiği ileri sürülerek takibe itirazın iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davalının ise; 22.02.2010 tarihli cevap dilekçesinde, davaya konu 7455 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 3194 sayılı Kanun’nun 18.maddesi uygulaması sonucunda oluştuğunu, öncesinde ise 196.86 m² büyüklüğünde ve 208 ada 33 parselde kayıtlı olan taşınmazın kendi murisine ait olup üzerindeki binanın da murisi tarafından inşa edildiğini, sonradan yapılan imar uygulaması nedeniyle gaip şahısların hissedar oldukları taşınmazdaki yapı nedeniyle ecrimisil talep edemeyeceklerini savunarak davanın reddini istediği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut tapu kaydına göre, kendilerine kayyum atanan gaip şahısların 22.03.1991 tarihli imar uygulaması sonucunda davaya konu taşınmazda hissedar oldukları görülmektedir.
3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesinde; hisseli bir veya bir kaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel saniplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şuyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahiplerince kullanılmasına devam edileceği düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenleme ve ayrıca HGK’nun 08.12.2004 tarih ve 2004/3-662 E.-655 K. sayılı kararı uyarınca; imar uygulaması sonucu müşterek hale gelen taşınmazlarda bulunan ve imar uygulaması öncesinde yapılan yapılan için bina bedeli ödenmedikçe yapı sahibinin kullanımı haksız sayılmayacağından ecrimisil istenemez.
O halde; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalı savunması değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.