YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3674
KARAR NO : 2011/7949
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde elektrik abonesi ve borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; oturduğu 2 katlı binanın üst katında kardeşinin ikamet ettiğini, (1995 yılından beri), talebi olmadığı halde 2 ayrı elektrik aboneliğinin de kendi adına çıkartıldığını kardeşinin aboneliği üzerine (386 nolu) almadığı gibi borcu da ödemediğini, bu borcun icraya verilmesinden endişe duyduğunu, ayrıca ilçe merkezinde 1998 tarihine kadar kendisinin işlettiği dükkanın halen başkası tarafından kullanıldığı halde, aboneliğinin kendi üzerinde olduğunu belirterek ; 386 nolu mesken aboneliği ile 13 nolu elektrik abonesi ve adına çıkartılan 2000 TL borcu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı cevabında; davacının babasının geçmişte kurum çalışanı olduğunu ve davacı adına 2 mesken , 1 ticarethane aboneliği bulunduğunu, kurum mevzuatı gereği abone borcu kapatılmadan isim değişikliği yapmadıklarını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının elektrik aboneliği ve borçlusu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kural olarak tespit davasının dinlenebilmesi için genel dava şartlarından başka iki özel koşula daha ihtiyaç vardır.
Bunlardan ilki, tespit davasının konusunu ancak bir hukuki ilişkinin oluşturmasıdır. Hukuki ilişkide amaç bir kişi ile diğer bir kişi veya eşya arasında somut bir olaydan kaynaklanan hukuki ilişkidir. Tespit davası bir hukuki ilişkinin saptanmasına yönelik olmakla birlikte ikinci olarak hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının tespitinde hukuki yarar bulunmalıdır. Hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için ise a) Davacının bir hakkı veya hukuki durumunun tehlike ile karşı karşıya bulunması b) Tehdit nedeniyle hakkın sağlanmasında duraksama meydana gelmeli veya tespit isteyenin yararı zarar görecek nitelikte olmalı c) Tespit talebiyle bu tehdit ortadan kaldırılabilmelidir. Tesbit davası açılabilmesi için diğer koşulda , henüz eda davası açılabilme zamanı gelmemiş olmalıdır.
Açıklanan nedenlerle, davacının hukuki koruma ihtiyacını, başka bir vasıta ile tamamen tatmin edebilmesinin mümkün olduğu hallerde hukuki ilişkinin mücerret tespitinde, hukuki yararın bulunmadığı bu nedenle tespit davası açamayacağı kuşkusuzdur.
Mahkemece, yukarıda anlatılanlar ışığında inceleme yapılacak, hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.