Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/4203 E. 2011/7660 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4203
KARAR NO : 2011/7660
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin açtığı nafakanın artırımı davası sonucunda, 07.10.2005 tarihinden geçerli olmak üzere aylık yoksulluk nafakasının 75.00 TL’den 160.00 TL’ye yükseltildiğini; müvekkilinin ev hanımı olup nafakadan başkaca gelirinin bulunmadığını; meme kanseri olması nedeniyle kemoterapi uygulandığını, ayrıca diyabet hastası olduğunu, aldığı nafaka ile ihtiyaçlarını karşılayamadığını iddia ederek; 2005 yılından beri almakta olduğu 160.00 TL nafakanın 300.00 TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen artış oranının fahiş ve müvekkilinin geliri ile orantılı olmadığını, müvekkilinin sadece almış olduğu emekli maaşı ile geçindiğini; kaldı ki davalının da diyabet, hipertansiyon ve kalp hastası olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “… Tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, davalının emekli olduğu, aldığı emekli maaşından başka gelirinin bulunmadığı, evli olup eşinin çalışmadığı, gelirinin aylık 820,00 TL olduğu anlaşılmış olup, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile hakkaniyet ilkesi de nazara alınarak yoksulluk nafakası miktarının artırılması talebi yerinde görülmemiştir, gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TMK’nun 176/IV maddesine göre; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.
Hakkaniyet bir bakıma adaleti deyimler. …, anlayış ve hoşgörü duygularıyla paylaştırıcı ve denkleştirici davranmak, adaletli davranmaktan daha başka ve daha ileride bir anlam taşır.
Somut olayda, yaklaşık 4 yıl önceki tarih itibariyle hükmedilen yoksulluk nafakasının; paranın, enflasyon nedeniyle satın alma gücünü yitirmesi ve davacının ihtiyaçlarının doğal olarak artması sonucunda; en azından değerinin düştüğü bir gerçektir. Hakim, nafaka alacaklısı kadının rahatsızlığını da gözeterek geçinmesi için gerekli, nafaka yükümlüsü davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında oluşan dengeyi koruyucu, hakkaniyete uygun olarak en azından ÜFE oranında nafakayı artırmalıdır.
Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde red kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.