Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/4244 E. 2011/4030 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4244
KARAR NO : 2011/4030
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali yada tenkise karar verilmesi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçelerinde, murislerinin noterden ve el yazılı olmak üzere vasiyetnameler düzenleyerek davalı … Vakfına muayyen mal vasiyetinde bulunduğunu, ancak vasiyetnamelerin geçersiz olduğunu beyan ederek vasiyetnamelerin iptaline olmadığı takdirde, tenkise karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın resmi vasiyetname yönünden zamanaşımı nedeni ile reddine, ayrıca davacılardan … yönünden saklı payı aşan bir durum olmadığı gerekçesi ile tenkis talebinin reddine karar verilmiştir.
Noterde düzenlenen vasiyetnameye ilişkin olarak, vasiyetnamenin açılıp okunması tarihinden dava tarihine kadar 1 ve 5 yıllık zamanaşımı süreleri henüz dolmadığından dolayı, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine ilişkin kararda bir isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, noterde düzenlenen vasiyetname konusunda işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Diğer yandan, vasiyetnamenin iptali nedenlerinin bulunmaması nedeniyle bu talebin reddedilmesi halinde tenkis talebi hakkında bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu konuda yapılan inceleme sonunda, saklı payı aşan bir durumun bulunmadığı gerekçesi ile tenkis talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut tenkis talebine ilişkin olarak tanzim edilen iki rapor arasında çelişki bulunmaktadır. Bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek mirasçıların saklı paylarını aşan bir durumun bulunup bulunmadığı net bir şekilde belirlenerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.