YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4386
KARAR NO : 2011/8332
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.505,00 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, birden fazla parsel üzerinde kurulu bulunan sitede ödenmeyen 10.505,00 TL ortak gider alacağı için itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, KMK uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili kabul edilerek kendiliğinden yetki yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Davaya konu birden fazla parsel üzerinde kurulu sitede, 5711 sayılı yasa ile değişik 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre toplu yapı yönetimine geçilmemiş olmakla, davacının talebi 634 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilemez. Uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözülmesi gerekir.
Bu nedenle mahkemece KMK uyarınca kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ancak, HUMK.nun 8/I.bendinde Sulh Mahkemesinin görevli olduğu dava değeri belirtilmiş, II.bentte ise dava değerine bakılmaksızın görevli olduğu davalar sıralanmıştır. Bu bentte sayılmayan ve özel yasada açıkça Sulh Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmeyen davalarda Asliye Mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Dava tarihi itibarıyla Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakabileceği alacak değeri 7.230,00 TL olup, davaya miktar itibarıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzenine ilişkin olduğundan dava sonuçlanıncaya kadar resen nazara alınması, ayrıca görev ve yetki ihtilafının birleşmesi halinde önce görev sorununun çözümlenmesi gerekir.
O halde mahkemece dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yetki yönünden reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.